Su tuz dengesine dikkat edin

Kategori : Sağlık - Etiketler : - Tarih : 01 Şubat 2011

673 defa okundu
FaceBook ta paylaş

Eğer vücudunuzun su-tuz dengesi bozulursa ciddi sağlık problemleriyle baş başa kalırsınız.Su ve tuz hayatımız için iki önemli bileşendir. Besinlerin pek çoğunda bulunan sodyum, doğal yiyecek tuzu olarak adlandırılır. Sofra ya da mutfak tuzunun da büyük bir bölümü sodyumdur. Sodyum sinir ve kas fonksiyonlarının devamı için çok önemlidir. Asıl görevi sıvı pompalanmasını ve gıdaların hücre zarından geçişini sağlamaktır. Bol miktarda sodyum ise yüksek kan basıncına (yüksek tansiyona) neden olur. Daha sağlıklı yaşamakiçin tükettiğimiz tuz miktarını azaltmamız gerekir. Bu doğrultuda yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:
Lezzetine bakılmadan yemeklere tuz eklenmemeli, daima taze ve aşırı tuz içermeyen besinler tercih edilmeli.Satın alınan hazır ürünlerin etiketleri mutlaka okunmalı. Tuzsuz ya da tuzu azaltılmış besinler seçilmeli.
Sodyumlu tuzlar yerine potasyum içeriği yüksek tuzlar tüketilmeli.Masada tuz kullanmamalı.Maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen gibi aroma sağlayıcılar tuz yerine tercih edilmeli.
Turşu, ketçap, hardal, soya sosu gibi yiyeceklerin tuz içeriği çok fazladır. Bu besinlerden uzak durulmalı ya da az tüketilmeli.Sebze ve meyve tüketimi artırılmalı.Bol su içilmeli. Su genelde az sodyum içerir. Şişe ve maden sularının sodyum içeriği etiketinden kontrol edilmeli.
Vazgeçilmez bir öğe
Su insan yaşamı için vazgeçilmezdir. En küçük canlı organizmadan en büyük canlı varlığa kadar bütün biyolojik yaşamı ve bütün insan faaliyetlerini ayakta tutar. İnsan yemek yemeden haftalarca yaşayabilir ama susuzluğa ancak birkaç gün dayanabilir.
İnsan vücudunun büyük bir kısmı (yüzde 50-60’ı) sudan oluşur. Bu oran yaşa ve cinsiyete göre değişir. Kalori ve besin değeri olmamasına rağmen su beslenme açısından oldukça önemlidir.
Vücutta suyun yüzde 2’lik azalması ısı dengesinin değişmesine neden olurken, yüzde 7’lik azalma aşırı yorgunluk, halüsinasyon ve solunum güçlüğüne, yüzde 10’luk azalma ise dolaşım ve böbrek yetmezliğiyle ölüme neden olur.
Suyun vücudumuzdaki işlevleri şöyle özetlenebilir: Besinlerin sindirimi, emilimi ve hücrelere taşınması. Hücrelerde yaşam ve sağlık için gerekli biyokimyasal tepkilerin oluşturulması. Hücrelerin, dokuların, organ ve sistemlerin çalıştırılması. Zararlı maddelerin taşınması ve atılması.
Vücut ısısının denetiminin sağlanması. Elektrolitlerin taşınması. Eklemlerin kayganlığının sağlanması. Çeşitli hastalıklara karşı korunmanın sağlanması. Cildin susuz kalmasını önleyerek daha düzgün, yumuşak, esnek ve kırışıksız hale gelmesinin sağlanması. Tokluk hissi vererek ve iştahı azaltarak kilo vermeye dolaylı yoldan yardım edilmesi.

Ne kadar su içmeli?

Su temiz ve sağlığı bozmayan kaynaklardan karşılanmalı. Dolayısıyla içilen suyun hijyenik olmasına dikkat edilmeli. Vücudun büyüklüğü, fiziksel olarak ne kadar aktif olunduğu, iklim, mevcut hastalıklar (örneğin böbrek hastalığı) gibi çeşitli etkenlere bağlı olarak su ihtiyacı bireyden bireye değişiklik gösterir.
Alınan her bir kalori için 1 ml. veya kilo başına 35 ml. su alımı önerilmekle birlikte genel olarak, sağlıklı bir kişi her gün kaybedilen vücut sıvılarını yeniden yerine koymak için 2,5-3 litre (8-10 bardak) su içmeli.

Milliyet

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız lazım.

Facebook Sayfamızı Beğen

Menü