Kanseri erken teşhisle önleyin

Kategori : Sağlık - Etiketler :, , , , , , - Tarih : 24 Temmuz 2011

1.018 defa okundu
FaceBook ta paylaş

Kanserden korunmak için herkesin alabileceği önlemler var. Düzenli aralıklarla check-up yaptırmak bu görevlerin başında yer alır. Hormonsuz beslenmek, çelik tencere kullanmak ve bir yıldan uzun süre doğum kontrol hapı içmemek de alınacak önlemler arasındadır. En büyük sorumlusu çevresel etkenler olan vakaları, dünya genelinde hızla çoğalıyor ve çoğalmaya da devam edecek. Ben de bugün sizlere, kanserden korunma yollarını anlatacağım…

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR
Kanser; bugün her dört kişiden birinin ömrü boyunca yakalanabileceği yaygın bir hastalık haline gelmiştir. Kansere yakalanan hasta sayısı giderek artmaktadır. Ama rakamlar korkutucu da olsa, erken tanı ve koruyucu tedbirler sayesinde birçok kanser türü, yüzde 95 oranında önlenebiliyor. Bunun için yapılması gerekenler; kansere yakalanmadan koruyucu tedbirleri almak, düzenli aralıklarla kanser taraması yaptırmak ve en kötü ihtimalle, bu taramalarla tümörü erken evrede yakalayarak, henüz ilerlemeden yok etmektir.

HAPLI KORUNMAYA SINIR KOYUN
Kadınların doğum kontrol haplarını, bir seneden fazla kullanmamaları gerekiyor. Amerika’da yapılan bir çalışmada; doğum kontrol hapı kullanan kadınların idrarının karıştığı nehirdeki balıkların kökü kurumuş!

ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIK
Sonuç olarak kanser, önlenebilir ve erken teşhisle tedavi edilebilir bir hastalıktır. Kanserden değil, geç kalmaktan korkulmalıdır! Erken teşhis, hayat kurtarır ama bu hastalıkta her şey korunmayla başlar. Yani bir sıralama yaparsak; önce korunma, sonra erken teşhis ve en sonunda da tedavi gelir. Bir korunma, bin tedaviden evladır!
DÜZENLİ TARAMA İLE İÇİNİZİ RAHAT TUTUN
Bazı kanserler, doğru bir tarama sayesinde, belirtileri ortaya çıkmadan saptanabilir. Kanser check-up’ları şöyle sıralanır:
ULSTRASON: 40 yaşından sonra her yıl mamografi ve ultrasonografi yapılmalı. Fibrokistik durum varsa daha ileri tetkik olarak meme MR’ı çekilmeli. Kadınlar, rahim ağzı (serviks) kanserine karşı da 40’lı yaşlardan itibaren her yıl smear testi yaptırmalı.
MAMOGRAFİ: Meme kanseri genetik ise 30 yaşlarında muhakkak mamografi ve ultrasonografi yaptırılmalı. Şüphe yoksa iki senede bir, 35 yaşından sonra her sene tekrarlanmalı.
KOLONOSKOPİ: Ailede kolon kanserine yakalanan varsa, 20-25 yaşlarında bir kolonoskopi yaptırılmalı ve kanda bazı tümör belirteçlerine bakılmalı. Polip varsa senede bir, yoksa üç senede bir kolonoskopi yapılmalı.
PSA TESTİ: Ailesinde prostat kanseri olanlar, 35’ten itibaren tetkiklere başlamalı. PSA (prostat spesifik antijen) testi ve ürolojik muayene yaptırılmalı.

ÇOK FAZLA BT ÇEKTİRMEYİN
Özellikle bilgisayarlı tomografinin (BT) çok fazla çekilmesi önemli bir sorun. Amerika’da 1980 yılında 3 milyon kişiye BT çekilirken, 2007 yılında 70 milyon kişiye BT çekildi! Bunun sonucunda da 28 bin kişi BT’ye bağlı kansere yakalandı ve 19 bini hayatını kaybetti. Onun için BT’ye çok dikkatli yaklaşılmalı, her canı isteyen bilgisayarlı tomografi çektirmemelidir.

HASTANIN GÖREVİ
Artık “Biz kanserden değil, kanser bizden korksun” diyoruz ama burada insanlara da büyük görev düşüyor! Hastanın doğru adrese gitmesi çok önemli ki, doğru adres de onkoloji merkezleridir. Hasta eğer onkoloji merkezi yerine, bir şarlatanın eline düşerse, yüzde 100 kurtulma ihtimali olsa bile iyileşemeyecektir.

OVER KANSERİNE DİKKAT!
Yumurtalık (over) kanseri, genellikle orta yaş kanseridir ve çok geç fark edilir. Bu yüzden, ailesinde yumurtalık ya da meme kanseri olanlar çok dikkatli olmalıdır. Çünkü bu iki kanser kardeştir!
Over kanserinde; belli bir yaştan sonra kadınlar bir jinekolojik muayene, çok basit bir batın ultrasonografisi ve çok basit bir tümör marker’ı (CA125 diyoruz) ile erken tanıyı kolayca yakalayabilir.

Prof.Dr. ERKAN TOPUZ

KAYNAK: SABAH

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız lazım.

Facebook Sayfamızı Beğen

Menü