Obezite nedir? Obeziteyle mücadele nasıl olmalıdır?

Kategori : Beslenme & Diyet, Genel, Güncel, Sağlık - Etiketler :, , , , , , , , - Tarih : 28 Mayıs 2013

1.457 defa okundu
FaceBook ta paylaş

Medical Park sağlık grubu Bursa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aytaç Sayın:

– “Obezite vücut üzerine doğrudan ve dolaylı etkili oluyor. Bu hastalık diğer rahatsızlıklara zemin hazırlıyor…”

– “Obezite, birçok hastalığın temeli ve önemsenerek tedavi edilmeli…”

– “Asansörler, yürüyen merdivenler ve otomobiller kalori yakmanızı en az seviyeye indirdi. Bu nedenle obezite toplum içnde yaygınlaşmaya başladı…”

– “Bu bir hastalık… Mücadele edilmesi ve bir şekilde problem olmaktan çıkartılması gereken bir sorun…”

Bursa – Medical Park Sağlık Grubu Bursa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aytaç Sayın, “Obezite birçok hastalığın temeli. Obezite hastalıklara neden olan ayrı bir rahatsızlık olarak görülmeli ve önemsenerek tedavi edilmeli” dedi.

Obeziteyi çağın hastalığı olarak nitelendiren Medical Park Sağlık Grubu Bursa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aytaç Sayın, “Obezite vücut üzerine doğrudan ve dolaylı yoldan etkiliyor. Bu hastalık diğer rahatsızlıklara da zemin hazırlıyor. En çok eklem, damar ve kalp rahatsızlıklarıyla şeker hastalığına yol açıyor” şeklinde konuştu.

“Birçok Hastalığın Temeli”

Obezitenin birçok hastalığın temeli ve bu hastalıklara neden olan ayrı bir hastalık olarak görülmesi gerektiğinin altını çizen Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aytaç Sayın, şöyle devam etti: “Obezite uyurken nefes alamama gibi şikayetlere de neden oluyor. Bu hastalık kişinin yaşam konforunu düşürüyor. Ayrıca solunum, kalp ve eklem problemleriyle kişinin ilk etapta hastalanmasına, konforunun azalmasına ve ilerleyen dönemde de bunlara bağlı gelişen sıkıntılarla ölüme neden olabiliyor. Bu yüzden obezite bir çok hastalığın temeli. Obezite hastalıklara neden olan ayrı bir rahatsızlık olarak görülmeli ve önemsenerek tedavi edilmeli  ”

“Obezite Toplum İçinde Yaygınlaştı…”

Obezitenin toplum içinde hızla yaygınlaştığını ifade eden Sayın, “Çağın gereği olarak insanlar artık daha az hareket etmeye, daha fazla kalorili ürün tüketmeye başladı. Alkol tüketimin artması, yağlı gıdaların tüketilmesi, fastfood tarzı beslenmenin artması nedeniyle az ürünle çok kalori tüketmeye başladık. Ayrıca her tarafa araçlarla ulaşır olduk. Asansörler, yürüyen merdivenler ve otomobiller kalori yakmamızı en az seviyeye indirdi. Bu nedenle obezite toplum içinde yaygınlaşmaya başladı” diye konuştu.

Obezite cerrahisinde bir takım risklerin bulunduğunu ancak bu risklerin hastanın aşırı kilolu olarak yaşamına devam etmesinden daha riskli olmadığını vurgulayan Op. Dr. Aytaç Sayın, “Hastalar eğer 150 kilo olarak hayatlarına devam edecek olurlarsa birkaç sene içerisinde, diyabetin getirdiği sorunlar ve bir açık kalp ameliyatıyla karşı karşıya kalıyorlar. Bunların getirdiği ameliyat riskleri, obezite cerrahisinin ameliyat riskiyle kıyaslandığı zaman kesinlikle obezite cerrahisinin riski daha küçük kalıyor. Bu hastalık, mücadele edilmesi ve bir şekilde problem olmaktan çıkartılması gereken bir sorun” ifadelerini kullandı.

Yapılması Gerekenler

Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aytaç Sayın, obezite sorunu yaşamamak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

“Çağın hastalığı ile karşı karşıya kalmamamız için yaşam dengemizi iyi kurmamız gerekiyor. Dengeli ve makul şekilde beslenmemiz lazım. Düzenli egzersizlerimizi, günlük aktivitelerimizi sürdürmemiz ve bunun yüksek boyutlarda tutmamız gerekiyor. Bu zayıf birisinin obez olmaması için yeterli. Ancak aşırı kilolu bir kişinin zayıflaması için her zaman yeterli değil. Bu noktada cerrahi seçenekler devreye

Ameliyat Seçenekleri…

Obezite için cerrahi müdahalelerin iki türlü yapıldığını belirten Sayın, “Bunlardan birincisi mide hacmini küçülten ve erken doymayı sağlayan ameliyat grubu. Bunun başında tüp mide ameliyatı geliyor. İkinci ise emilimi azaltarak hastanın zayıflamasını sağlayan grup. Başlıca yapılan arasında gastrik bypass, mini gastrik bypass ve  duodenal Switch grup geliyor. Bizim temelde yaptığımız ameliyatlar, tüp mide ameliyatı ve duodenal switch dediğimiz cerrahi girişim” dedi.

Op. Dr. Sayın, birinci planda tüp mide ameliyatını tercih ettiklerini ifade ederken, bu tercihin gerekçelerini şöyle sıraladı:

“Çünkü bu cerrahi müdahale süre olarak daha kısa. Hastanın hastanede yatma süresini daha kısa olmasını gerektiren bir ameliyat. Ama ileri derece kilolu hastalara ikinci seansta  duodenal switch şeklinde bir devam prosedürü  ekleyerek ameliyatı ikinci bir seansta tamamlıyoruz. Tabi bu cerrahi müdahale, 150- 200 kilonun üzerinde olan hastalar için geçerli. Ama hastalarımızın yüzde 90’ında kalıcı zayıflığı tüp mide ameliyatı sağlamakta. Bu yüzden birinci ameliyat olarak tüp mide ameliyatını tercih ediyoruz ve hastalarımıza da bu şekilde uyguluyoruz.”

Cerrahi müdahale sonrasına da değinen Aytaç Sayın, “Ameliyat sonrası dönemde hastalarımız 3 gün hastanede yatıyor. Daha sonra ilk 5 hafta hastaların diyetlerini harfiyen kontrol ediyoruz. Birinci ay sonunda hastalarımız kontrole geliyor ve kontrollerini yaptıktan sonra hastayı tekrar taburcu ediyoruz. Hastalarımızın rutin kontrolleri altıncı aya kadar devam ediyor. Altıncı ay sonunda aralıklı kontrollerle takibimizi tamamlıyoruz” diye konuştu.

KAYNAK

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız lazım.

Facebook Sayfamızı Beğen

Menü